Kırkaltı Karakalem dergisinin geç kalmış Fullmetal Alchemist yazısı…
| Yazarların Kaleminden - Kaptanın Seyir Defteri |
Eve geldiğim gibi dergiyi açtım ve ilk işim FMA yazısının sayfasını açmak oldu. Ne yazık ki her yerde görebileceğimiz bir FMA resmi ile karşılaşınca (hepinize tanıdık gelecektir derginin ilgili sayfalarında yer alan cover) üzüldüm. O kadar güzel resimleri mevcutken tekrar ve tekrar bu resmin kullanılmasına hiç anlam verememiştim zaten bu güne kadar…
Doğrusu yazının anlatımı ilk başta hoşuma gitsede ilerledikçe içim üzüntü doldu. Yine bilinçli bir yazı ile karşı karşıya değildim. Manga diyen ama ilk FMA serisini ele alan bir yazı ile karşı karşıyaydım. Yanıltılmıştım… İlk etapta öfkelensemde biraz düşündükten sonra bunun bilinçli olmayan bir davranış olmadığına karar verdim. Yazar aslında mangaya hitaben yazmak istemişti. Bir kaç yerde manganın içeriğine de hitaben göndermeler vardı. Ama bu kadar da değildi. Manga-ka’nın 2. bir FMA serisinin geleceğini duyurduğunu belirtmişti yazar arkadaşım.
Şimdi bir düşünelim…
Okuduğumuz yazı güncel bir derginin Mayıs-Haziran sayısında ele alınan bir yazı… Ama zaten Nisan’da yayına başlayan bir animeden daha halen yayını bekleniyormuş gibi bahsedilmiş…
Arkadaşımız güzel anlatımı olan; ama bilinçli yazılmamış bir yazı ile okurun karşısına çıkmış. İşin aslı böyle güzel bir dergide (okuruna değer veren, onların paylaştıklarını yayınlamaktan çekinmeyen, ince eleyip sık dokuyan bir dergi) animeye yer verilmesini sağlamış. Bu Türkiye’de animeye verilen değerin artışını göstermekte; ama ne var ki böyle bir gelişim için atılan adım yeterince irdelenmeden, salt, kişinin kendi bilgileri çerçevesinde, araştırmasızca atılmış bir adımdan ibaret kalmış.
Derginin bir sonraki sayısında bir başka anime yazısı daha görmek beni ne kadar sevindirecekse, bu ufak eleştirimin dergi yazarlarına, editörlerine ve özelliklede yazıyı yazan arkadaşımıza karşı ters tepki etmemesi en büyük dileğimdir. Umarım yazar arkadaşın başka bir sayıda, daha fazla araştırılmış ve üzerinde durulmuş başka bir incelemesini daha okumak şansım olur ve bunu da değerlendirebilirim.
Kırkaltı Karakalem dergisi editörlerine, tüm dergi yazarlarına ve özellikle de incelemeyi yazan arkadaşıma yine de teşekkür ederim; Türkiye’ye biraz daha açılmamıza olanak tanıdığınız için…
Son olarak kısaca isimlerini verdiğim diğer yazıların ve Kırkaltı Karakalem dergisinin bu sayısının oldukça hoşuma gittiğini kısaca belirtmeliyim.